Loading

ESKİ HÜKÜMLÜ KADROSUNA BAŞVURANLAR NEDEN ARŞİV ARAŞTIRMASI GEREKÇESİYLE ELENİYOR?

Son dönemde yapılan kamu işçi alımları nedeniyle bu konuda tarafıma yöneltilen soru ve başvuruların artması üzerine, önemli gördüğüm bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Eski hükümlü çalıştırılmasına ilişkin düzenlemelerin temel amacı, belirli şartları taşıyan ve cezasını tamamlamış, cezası ertelenmiş, koşullu salıverilmiş veya denetimli serbestlikten yararlanan kişilerin yeniden çalışma hayatına kazandırılmasına imkân sağlamaktır.

İlgili Yönetmeliğin 4. maddesinde “eski hükümlü” şu şekilde tanımlanmaktadır:

Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkûm olmamak şartıyla;

  • Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası alanlar,
  • Ceza süresine bakılmaksızın zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenlerden;
  • Cezasını tamamlayanlar,
  • Cezası ertelenenler,
  • Koşullu salıverilenler,
  • Denetimli serbestlikten yararlananlar

eski hükümlü statüsünde değerlendirilebilmektedir.

Dolayısıyla burada kanun koyucunun, belirli mahkûmiyet geçmişi bulunan kişilerin çalışma hayatına yeniden kazandırılması için özel bir statü ve başvuru imkânı oluşturduğu görülmektedir.

PEKİ 657 SAYILI KANUN’UN 48. MADDESİ NE DİYOR?

Burada sıklıkla bir karışıklık yaşanıyor.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesinde, devlet memurluğuna alınacak kişiler bakımından;

Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak ve belirli suçlardan mahkûm bulunmamak

şeklinde bir şart öngörülmektedir.

Ayrıca 48/A-4’te kamu haklarından mahrum bulunmamak şartı da düzenlenmiştir.

Bununla birlikte kamu işçisi ile devlet memurunun hukuki statüsü aynı değildir.

Nitekim Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde işçiler bakımından ayrıca düzenleme yapılmış ve belirli suçlardan mahkûm olmama şartı öngörülmüştür.

Bu nedenle bir kişinin 657 sayılı Kanun’un 48. maddesindeki memuriyete ilişkin şartları ile kamu işçisi olarak eski hükümlü kontenjanından başvuru şartlarının aynı şekilde değerlendirilmesi doğru değildir.

ASIL SORUN: ARŞİV ARAŞTIRMASI

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, statüsü veya çalıştırma şekline bakılmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılmaktadır.

Peki arşiv araştırmasında neye bakılıyor?

Kanunun 4. maddesine göre arşiv araştırması kapsamında;

1. Kişinin adli sicil kaydına,

2. Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığına,

3. Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığına,

4. Kesinleşmiş mahkeme kararlarına,

5. Ceza soruşturması veya kovuşturması kapsamında kesinleşmiş ya da devam eden olgulara,

6. Kişi hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası bulunup bulunmadığına

ilişkin mevcut kayıtlara bakılmaktadır.

Burada çok önemli bir ayrım var:

Arşiv araştırmasının yapılması başka, araştırmada ortaya çıkan bir kaydın kişinin atanmasına otomatik olarak engel kabul edilmesi başkadır.

Çünkü 7315 sayılı Kanun’da araştırma sonucunda elde edilen verilerin ayrıca Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilmesi öngörülmüştür.

ESKİ HÜKÜMLÜLER AÇISINDAN SORUN TAM DA BURADA ORTAYA ÇIKIYOR

Bir tarafta mevzuat, belirli şartları taşıyan kişilere “eski hükümlü” statüsünde kamu işçisi olabilmeleri için özel bir başvuru imkânı tanıyor.

Diğer tarafta ise kişinin zaten eski hükümlü statüsünü ortaya çıkaran geçmiş mahkûmiyeti, arşiv araştırması sırasında karşılarına çıkabiliyor.

Bu nedenle;

“Kişinin eski hükümlü olması” ile “eski hükümlü olduğu için kamu işçisi olarak çalışamayacağı” sonucunun birbirine karıştırılmaması gerekir.

Özellikle yalnızca;

“Arşiv araştırması olumsuz sonuçlandı.”

şeklindeki genel bir ifadeyle kişinin neden elendiği açıklanmıyorsa, işlemin hangi somut bilgi veya belgeye dayandığı, bu bilginin ilgili görev bakımından neden engel oluşturduğu ve eski hükümlü statüsünü düzenleyen özel mevzuatın neden dikkate alınmadığı ayrıca incelenmelidir.

Elbette her dosyanın aynı olmadığını da belirtmek gerekir. Kişinin mahkûmiyetinin niteliği, suçun türü, infaz durumu, başvurulan kadronun niteliği, hakkında başka bir kayıt bulunup bulunmadığı ve uygulanan mevzuat hükümleri sonucu değiştirebilir.

Ancak eski hükümlü kontenjanından başvuran bir kişinin sırf geçmişte hükümlü olması nedeniyle otomatik olarak elenmesi ile, arşiv araştırmasında ortaya çıkan başka bir somut hukuki engel nedeniyle elenmesi birbirinden farklı hukuki durumlardır.

Bu ayrımın her somut olay bakımından dikkatle yapılması gerekir.

Son dönemde bu konuda tarafıma ulaşan çok sayıda başvuru nedeniyle, eski hükümlülerin hangi şartlarda kamu işçisi olarak çalışabileceğini, hangi mahkûmiyetlerin engel oluşturduğunu, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin hangi durumlarda uygulanacağını ve arşiv araştırması sonucunda verilen ret kararlarına karşı hangi hukuki yolların bulunduğunu sonraki paylaşımlarımda ayrıca anlatacağım.

Sorularınız varsa yorum kısmına yazabilirsiniz.

Leave A Comment