Vakfın Kuruluşu:
Vakıf Nedir?
Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.
Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.
Hangi Amaçlarla Vakıf Kurulamaz?
Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.
Vakıf Nasıl Kurulur?
Vakıf kurma iradesi, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.
Resmî senetle vakıf kurma işleminin temsilci aracılığıyla yapılması, temsil yetkisinin noterlikçe düzenlenmiş bir belgeyle verilmiş olmasına ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve hakların belirlenmiş bulunmasına bağlıdır.
Mahkemeye başvurma, resmî senet düzenlenmiş ise vakfeden tarafından; vakıf ölüme bağlı tasarrufa dayanıyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hâkiminin bildirimi üzerine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünce re’sen yapılır.
Başvurulan mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re’sen alır.
Vakıf Kurmak İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?
Vakfın kurulumu için yetkili ve görevli mahkeme vakfın kurulduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
Mahkemenin Verdiği Karara İtiraz Edilebilir mi?
Mahkemenin verdiği karar, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde, başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilebilir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü veya ilgililer, vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı hâlinde iptal davası açabilirler.
Vakfın Tescili ve İlânı Nasıl Olur?
Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir; ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezî sicile kaydolunur.
Tescil kararı, başka bir mahkemece verilmiş ise, ilgili belgelerle birlikte tescil için vakfın yerleşim yeri mahkemesine gönderilir.
Yerleşim yeri mahkemesinin yapacağı bildirim üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezî sicile kaydolunan vakıf Resmî Gazete ile ilân olunur.
Tescil ve ilân Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre yapılır.
Vakfın Mal ve Hakları Kazanması ile Borçlardan Sorumluluğu:
Özgülenen malların mülkiyeti ile haklar, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer.
Tescile karar veren mahkeme, vakfedilen taşınmazın vakıf tüzel kişiliği adına tescil edilmesini tapu idaresine bildirir.
Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından sorumluluğu, özgülenen mal ve haklarla sınırlıdır.
Vakıf Senedi:
Vakıf Senedinin İçeriği Nelerden Oluşur?
Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.
Vakıf Senedindeki Eksiklikler Halinde Ne Olur?
Vakıf senedinde vakfın amacı ile bu amaca özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmiş ise, diğer noksanlıklar vakfın tüzel kişilik kazanması için yapılan başvurunun reddini gerektirmez.
Bu tür noksanlıklar, tescil kararı verilmeden önce mahkemece tamamlattırılabileceği gibi; kuruluştan sonra da denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başvurusu üzerine, olanak varsa vakfedenin görüşü alınarak vakfın yerleşim yeri mahkemesince tamamlattırılır.
Vakfa Özgülenen Mal ve Hakların Amacın Gerçekleşmesi İçin Yetersiz Olması:
Tescili istenen vakfa ölüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve haklar amacın gerçekleşmesine yeterli değilse; vakfeden aksine bir irade açıklamasında bulunmuş olmadıkça bu mal ve haklar, denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün görüşü alınarak hâkim tarafından benzer amaçlı bir vakfa özgülenir.
Mirasçıların ve Alacaklıların Dava Hakkı:
Vakfedenin mirasçıları ile alacaklılarının, bağışlamaya ve ölüme bağlı tasarruflara ilişkin hükümler uyarınca dava hakları saklıdır. Örneğin mirasçılar saklı paylarının ihlali halinde açacakları bir tenkis davasıyla saklı paylarını alabilirler.
Vakfın Örgütü:
Vakfın bir yönetim organının bulunması zorunludur. Vakfeden, vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da gösterebilir.
Çalıştırılanlara ve İşçilere Yardım Vakfı:
Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıflarının yöneticileri, yararlananlara, vakfın örgütü, işleyişi ve malî durumu hakkında gerekli bilgiyi vermekle yükümlüdürler.
Vakfa ödenti veren çalıştırılanlar ve işçiler en az yapmış oldukları ödeme oranında yönetime katılırlar ve temsilcilerini olabildiğince kendi aralarından seçerler.
Vakfın malvarlığının çalıştırılanların ve işçilerin yapacakları ödemelerle sağlanacak bölümünün işverene karşı vakfın bir alacağından ibaret olması, ancak bu alacak için yeterli güvence sağlanmış olmasına bağlıdır.
Yararlananların, vakfın edimlerinin yerine getirilmesini dava yoluyla isteyebilmeleri, ödenti vermiş olmalarına veya vakfı düzenleyen hükümlerin kendilerine bu hakkı tanımış bulunmasına bağlıdır.
Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıflarında yararlananların yönetime katılmaları ve vakıftan yararlanma koşulları ile ilgili hükümlerde yapılacak değişiklikler, vakıf senedine göre buna yetkili organın istemi üzerine, denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yazılı görüşü alındıktan sonra yerleşim yeri mahkemesince karara bağlanır.
Vakıfların Denetimi Nasıl Olur?
Vakıfların, vakıf senedindeki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, vakıf mallarını amaca uygun biçimde yönetip yönetmedikleri ve vakıf gelirlerini amaca uygun olarak harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetlenir. Vakıfların üst kuruluşlarınca denetimi özel kanun hükümlerine tabidir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü dışında, vakıfların denetiminde yetkili olan üst kuruluşlar; ilgili vakfın faaliyet gösterdiği alana göre farklılık göstermektedir. Bu denetim, doğrudan doğruya periyodik olarak yapılabileceği gibi; herhangi bir ihbar veya şikâyet üzerine de gerçekleştirilebilir.
Uygulamada Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen denetimlerde sıkça karşılaşılan meselelere örnek olarak; yetkili organın kararına aykırı şekilde vakıftan yurtdışı gezi masrafı yapılması, yetkili organın kararı bulunmaksızın denetim yapılması ve denetim giderlerinin vakıftan karşılanması, senet hükümlerine aykırı olarak vakfa üye alınması, kıymetli evrak niteliği taşıyan makbuzların kaybına sebep olunması, harcamalar için yetkililerin imza ve kararlarının bulunmaması ya da belgesiz harcamalar yapılması, makbuzla yapılan tahsilatın kasaya geç intikal ettirilmesi, yetkili organın kararı bulunmaksızın görevlilerin ücretlerinin arttırılması, maliyetinin çok üzerinde yapılan satın alımlarla vakfın zarara uğratılması gibi durumlar gösterilebilir.
Vakıflar Yönetmeliği m. 39/3’te düzenlenen vakıfların, şube ve temsilciliklerinin amaca ve yasalara uygunluk denetimi ile iktisadi işletme ve iştiraklerinin faaliyet ve mevzuata uygunluk denetiminin Genel Müdürlükçe yapılacağına ilişkin hüküm ile yine Yönetmelik m. 40/2’de düzenlenen, şube ve temsilciliklerin denetimi sonucunda; vakıf amacının gerçekleştirilmesine yeterince katkı sağlamadığı, şube ve temsilciliğin beyanda bulunulmadan faaliyete geçirilmesi hâlinde kapatılması hususunun vakıf merkezine bildirileceğine ilişkin hüküm vakıfların dış denetimine ilişkindir.
Vakıf Denetim Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Denetim sonucunda hazırlanan rapor, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde değildir. Nitekim Danıştay kararına konu olan bir davada; denetim raporuna itiraz eden vakıf, itirazının reddedilmesi sonrasında iptal davası açmış; fakat ilk derece mahkemesi tarafından, denetim raporunun bir hazırlık işlemi ve tavsiye niteliğinde olduğu, doğrudan vakfın bir menfaatinin etkilenmediği, bu nedenle söz konusu raporun “kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem” niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz başvurusunda, başvurucu tarafından denetim raporunun değil; itirazın reddi işleminin iptalinin istenildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin kesin bir nitelik taşıdığını ileri sürülmüşse de ilk derece mahkemesi kararı hakkında Danıştay tarafından onama kararı verilmiştir. (Danıştay 13. Daire, T. 16.6.2020, E. 2016/2769, K. 2020/1399)
Vakfın Yönetiminin, Amacının veya Mallarının Değiştirilmesi:
Vakfın Yönetimi Nasıl Değiştirilir?
Haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.
Mahkeme, denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başvurusu üzerine, duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir ve vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa yenisini seçebilir.
Vakfın Amacı veya Malları Nasıl Değiştirilir?
Durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmiş ise mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın amacını değiştirebilir.
Amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşulların ve yükümlülüklerin kaldırılmasında veya değiştirilmesinde de aynı hüküm uygulanır.
Amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesini veya paraya çevrilmesini haklı kılan sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra gerekli değişikliğe izin verebilir.
Vakıflarda Rapor Tutmak Zorunlu mudur?
Yönetim organı her takvim yılının ilk üç ayı içinde vakfın bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını bir rapor hâlinde denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bildirir ve durumun uygun araçlarla yayımlanmasını sağlar.
Vakıflar Faaliyetten Geçici Olarak Alıkoyulabilir mi?
İçişleri Bakanlığı, Anayasada öngörülen hâllerde ve belirlenen usullere uygun olarak, denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün da görüşünü almak suretiyle mahkemece bir karar verilinceye kadar vakfı geçici olarak faaliyetten alıkoyabilir ve derhâl mahkemeye başvurur. Hâkim başvuruyu gecikmeksizin karara bağlar.
Vakıf Nasıl Sona Erer?
Amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde, vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir.
Yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan veya amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunmazsa; vakıf, denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılır.
Vakıf Mallarını Zilyetlik Yoluyla Kazanma Mümkün müdür?
Türk Medeni Kanunu 117. madde 1. fıkraya göre vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz.
Vakıflar Uluslararası Faaliyette Bulunabilir mi?
Vakıflar, vakıf senedinde yer alan amaçları gerçekleştirmek üzere uluslararası faaliyette ve işbirliğinde bulunabilirler, yurt dışında şube açabilirler ve yurt dışında kurulmuş kuruluşlara üye olarak katılabilirler.
Vakıfların Üst Kuruluş Kurmaları:
Vakıflar Federasyon Kurabilir mi?
Federasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az beş vakfın, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur.
Her federasyonun bir tüzüğü bulunur.
Federasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülkî amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır.
Vakıflar Konfederasyon Kurabilir mi?
Konfederasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az üç vakıf federasyonunun, amaçlarını gerçekleştirmek üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur.
Her konfederasyonun bir tüzüğü bulunur.
Konfederasyon, kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli belgelerin yerleşim yerinin en büyük mülkî amirine verilmesiyle tüzel kişilik kazanır.
Detaylı bilgi için: 0 (540) 538 38 06
NOT: Bu blog yazısı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve herhangi bir şekilde hukuki danışmanlık hizmeti sunmamaktadır. Burada yer alan bilgiler zamanla değişebilir ve özel durumlar için geçerli olmayabilir. Hukuki bir sorunla karşılaştığınızda mutlaka bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Yazar(lar) ve site sahibi, bu yazının içeriğine dayanarak alınan kararlardan sorumlu tutulamaz.
Kaynakça:
- TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA VAKIFLARIN DENETİMİ – Şule KARAKAYA

